İnceleme

Kojima’nın Son Oyunu Death Stranding İnceleme

Puanlama

Senaryo - 6
Oynanış - 9.5
Grafik - 9.5
Atmosfer - 9.6

8.7

Death Stranding Yılın Oyunu ödülüne aday oldukça iyi bir oyun.

User Rating: Be the first one !

E3 2016 da duyurulduğundan bu yana heyecanla beklenen oyun Death Stranding 8 Kasımda PS4 için çıktı. Yakın zamanda PC ye gelecek olan oyunu oynayıp bitirdim. Şimdi Death Stranding inceleme zamanı. Ünlü oyun platformlarına baktığımızda verilen puanların birbirinden çok farklı olduğunu görüyoruz. Bazısı çok beğenirken bazısı yerin dibine sokuyor. Tek tek incelemeye başlamadan önce oyunun genel hatlarından bahsedeyim

Öncellikle bu oyunun MGS ile alakası yok. Yani yarım kalmış olan MGS 5 in devamı gibi bir oyun bekliyorduysanız üzgünüm beklediğiniz oyun bu değil. Oyun her yerde duymuş olabileceğiniz gibi bir kargo similasyonu. Evet bir yerden bir yere kargo taşıyorsunuz. Peki oyun sadece bundan mı ibaret, tabikide hayır. Oyunda bir sürü içerik var, bunlardan bahsetmeden önce oyunun her kesime hitap etmediğini söylemeliyim.

Hideo Kojima bu oyun ile yeni bir tür oluşturacağını söylemişti. Peki oluşturabilmiş mi, kısmen. Kojima bu yeni tür için Strand ismini kullanıyor. Bu bahsettiğimiz türün özelliği ise farklı bir multiplayer deneyimi sunması ki bundan da yeri geldiğinde bahsedicem.

Death Stranding İnceleme

Senaryo

Oyunun senaryosundan bahsederken ufak bilgiler vereceğim fakat büyük spoilerlara girmeyeceğim. Oyunumuz alternatif bir gelecekte geçiyor. Dışarıda zaman yıkım yağmuru ve KV’ler olduğundan insanlar sığınaklarından dışarı çıkmıyor. Bu ortamda Sam Porter Bridges gibi kargocular oldukça önemli kişiler, çünkü insanlar dışarı çıkmadıklarından tüm ihtiyaçlarını bu kargocular sağlıyor. Zaman yıkım yağmuru kısaca temas ettiği şeyi yaşlandırıyor diyebiliriz. Vücudunuzun her hangi bir bölgesine temas etmesi o bölgenizi yaşlandırıyor. Merak etmeyin oyunda bu yağmurdan sakınmaya çalışmıyoruz. Yağmur yağdığında karakterimiz kapşonunu takıyor ve yağmurdan etkilenmiyoruz. KV’ler ise bu dünya ve diğer dünya arasında sıkışmış ölenlerin ruhları. Oyundaki düşman çeşitlerinden ilki.

Kargo işinden bahsedersek 2 adet kargo şirketi var. Bridges ve Fragie. Birde ana karakterimiz Sam gibi bir firmaya bağlı olmadan bu işi yapanlar var. Oyun başında yaşanan bir felaketten sonra Sam Amerika başkanı olan annesinin yanına gider. Ölüm döşeğinde olan annesi tüm Amerikayı yeniden birleştirmeleri gerektiğini ve bunu sadece Sam’in yapabileceğini söyler. Ayrıca kız kardeşinin de teröristler tarafından kaçırıldığı ve  bu sayede onuda kurtarabileceğini söyler. İşi baya yokuşa sürdükten sonra Sam kardeşi için işi kabul eder. İlk işi annesinin cesedini yakıcıya götürmek olur. Bu evrende cesetler yakılmazsa KV’lerle birleşip krater büyüklüğünde çukurlara sebeb olan patlamara yol açıyor. Oyun başındaki felakatten bahsettiğimde böyle bir durumdu.

Tüm fragmanlarda gördüğümüz tüp içindeki bebeklerden birini de Sam bu patlamadan sonra elde ediyor. Bu bebekler ölen anne karnından alınmış bebekler ve iki dünya arasında kaldıkları için, insanların KV leri görebilmesini sağlıyorlar. Hikayenin ileryen kısmında tüm Amerikaya kargo götürüp, insanları kiral ağa bağlıyoruz. Kiral ağ sayesinde tüm insanların birbiriyle iletişimi olmuş oluyor. Kiral ağ öyle bir şey ki doktorluk bir durumunuz olduğundan doktor hologram sizi her konuda tedavi edebiliyor. Senaryo sonunu spoiler etmiyeceğim klasik ama güzel bir senaryoya sahip.

Oynanış

Oynanış bu oyunun en farklı kısmı. Oyun da bir yerden bir yere kargo taşıyorsunuz evet. Bu size sıkıcı gelebilir. Fakat bu oyunda yürüme mekaniği bile farklı. Öncelikle diğer oyunlardan alıştığınız gibi 1000 tane eşya, silah üzerinize alamıyorsunuz. Her eşyanın bir ağırlığı var ve bu sizin dengenizi sağlamak için hangilerini yanına alacağınız dikkatlice seçmenize zorluyor. Taşımanız gereken kargoların dışında merdiven, tırmanma halatı gibi eşyalar alabiliyorsunuz. Bu eşyalar doğada ilerlerken oldukça işinize yarıyor. Bir nehrin üzerine merdivenle yapacağınız köprü inanılmaz hayat kurtarıyor. Yada bir tepeden aşağı sarkıttığınız tırmanma halatı sizi mesafelerce yoldan kurtarıyor.

Dengenizi korumak için kargoları kolunuza veya bacağınıza dağıtabiliyorsunuz. Tabi oyunun bu mekaniği başta çok ilginç dursada bir zaman sonra sıkıyor. İşte o an geldiğinde farklı bir mekanik karşılıyor bizi, motorlar. Evet oyun belli bir yerden sonra size motor veriyor. Elektirik enerjisiyle çalışan bu motorlar oldukça işinize yarıyor ama tabiki bataryaları oldukça hızlı bitiyor. Peki bunun için çözüm nedir? Belli yerlere şarj istasyonu koymak. Burada yazı başındaki Strand türünden bahsetmek istiyorum. Oyun da diğer oyuncular, farklı kargocular gibi tanıtılıyor. Sizin yaptığınız bir yapı başka oyunculara da gözüküyor ve onlarda kullanabiliyor. Tabi sizde başka oyuncuların yapılarını kullanabiliyorsunuz. Yani gideceğiniz yol üzerinde diğer oyuncuların oluşturduğu şarj istasyonları, dinlenme odaları, kargo tamir durakları gibi bir çok şeyle karşılaşabiliyorsunuz. Ancak oyuna yeni başlayanlar her yerde yapılar görmesin diye güzel bir mekaniği var. Bir alanda diğer oyuncuların inşalarını görebilmek için o bögeyi kiral ağa bağlamalısınız. Yani en azından bir kere kendiniz gitmelisiniz.

Motorlar ne kadar kullanışlı olsalarda her zeminde gitmeye müsait değiller. Bu konudan önce şunuda söylemek istiyorum, oyunda oyuncular aynı yolları kullandıkça (yürüyerek yada motorla) oralar patika haline geliyor. Bu da iki şehir arasında size daha gidilebilir bir yol sağlıyor. Tabiki taşlık arazilerden gitmeniz pek mümkün değil bunun için ise yol yapma mekaniği devreye giriyor. Kurduğunuz istasyona yeterli malzemeyi verdiğinizde yollar oluşuyor. Yollar oldukça fazla malzeme istediğinden imece usulü tamamlanıyor genelde. Yollara erişim sağladıktan sonra oyun gerçekten daha kolay ve eğlenceli bir hal alıyor. Bir süre sonra dağlık alana geldiğinizde ise kayma halatı mekaniği ortaya çıkıyor. Koydunuz bir yerden karşıdaki yere sizi direkt götürüyor. Burada da bir istasyon koyarken başka bir oyuncunun koyduğu istasyonla bağlantısı olduğunu görebiliyorsunuz.

Tüm bunların yanında bazen trol oyuncuların inşa ettiği yapılarada tanık olabiliyorsunuz. Bu kısımda onları yıkma seçeneği mevcut. Ayrıca oyundaki beğeni mekaniği ile karşınıza daha çok beğeni attığınız oyuncuların yapıları çıkıyor.

Grafik ve Atmosfer

Oyunun grafikleri gerçekten muazzam. Hele ki PC versiyonu çıksın orada daha da muhteşem olacağını düşünüyom. Geçtiğiniz onca arazide gerçekten ara sıra manzaraya bakıp kalıyorsunuz.

Ayrıca yürüken veya bir araçla ilerlerken giren müzikler sizi daha da oyunun içine çekiyor. Oyunun müzik seçimi oldukça iyi.

Açık dünya çok keşif yapacağınız türden bir açık dünya değil. Neyin nerede olduğu belli. Kargo götürüp ağa bağlamanız gereken insan yerleşimleri var. Birde haydut sığınakları. Ayrıca oyunun size ana görevler ile verdiği araç gereçler 1. seviye oluyor. 3. seviye çıkarmak için yan görevleri yapmanız gerek. Tabi heryeri yol ve kayma halatı ile döşedikten sonra yan görevler oldukça basit oluyor.

Dövüş Mekaniği ve Düşmanlar

Oyunda silahlar mevcut evet, fakat silahları elde etmek için biraz ilerlemeniz gerekiyor. Oyunun başlarında size silah verilmiyor ki ihtiyacınızda olmuyor açıkcası. Çünkü KV ler ile silahlı çatışmaya, hatta oyun başında hiç bir şekilde çatışmaya girmiyorsunuz. KV bölgesine girdiğinizde BB’niz sizi uyarıyor ve sessizce bölgeden çıkmaya çalışıyorsunuz. Oyun ilerledikçe KV ler ile savaşa biliyorsunuz. Aslında savaşmaktan çok onları serbest bırakıyorsunuz. Düşman çeşitliliğinde bir de arada bir gelen Terörist başı Higgs Monaghan’ın önünüze attığı dev KV ler var. Bunlarda savaşıyorsunuz fakat spoiler olmaması için nasıl çatıştığınızı yazmıyacağım. Diğer düşman çeşiti ise haydutlar. Haydutların arazi sınırlarında alarmlar var ve siz o alana giriş yaptığınızda toplanmaya başlıyorlar. Amaçları kargolarınızı ele geçirmek. Haydutlarla savaşmak için oldukça fazla silah çeşidi sunuyor oyun size fakat genelde elinize aldığını güçlü bir kargo ile vura vura hepsini alabiliyorsunuz. Kamplarındaki çalınmış kargoları sahiplerine iletebiliyorsunuz yada yol vs gibi yapılar için malzemelerini alabiliyorsunuz. Haydut kamplarını temizledikten sonra tekrar geri geliyorlar.

Bunların haricinde birde Clifford karakteri var. Clifford hikayenin belli zamanlarında sizi ayrı bir boyuta alıp ikinci dünya savaşından sahnelerle karşılaştırıyor. Bu cephelerde kendisine karşı savaşıp boyuttan çıkmaya çalışıyoruz. Benim oyunda silah kullandığım tek sekans lar bunlardı açıkcası. Haydutları kargolar ile dövmek çok daha eğlenceliydi.

 

Belkide oyunun henüz % 15’inden filan bahsettim gerçekten dolu dolu bir içeriğe sahip. Şimdi birazda eksilerine bakalım.

Eksileri

Benim için oyunun en kötü yanı çok uzun ve gereksiz bilgilendirme sekansları. Bir kargoyu aldığımızda yan karakterlerin hologramları çıkıp bilgi veriyorlar. Özellik DieHardman’in sürekli çıkıp “Amerikayı yeniden birleştirmek için bu çok önemli bu kargoyu teslim etmelisin” tarzı cümleleri çok sıktı beni. Yani bu 1-2 kere duyduğunuz birşey değil sürekli var oyun içinde. Sam o kargoyu teslim et çok önemli. Sam Amerika Sam. Çok önemli Sam. Gerçekten kendisi oyundan çıkarılsa oldukça mutlu olur ve verdiğim puanı yükseltirim. Hikayede güzel bir yeri var evet fakat çok boş konuşuyor.

Ayrıca Kojima’nın klasik uzun süren ara sahneleri de sıkıntılı bir durum. Tamam ara sahne olsun da, kardeşim bırak da biraz oyunu oynayalım.  Ara sahne uzunluğundan çok kez dualshock kendini kapattı. Oyunun başında ve sonlarında çok fazla ara sahne var. Orta kısımları biraz daha rahat en azından.

Sonuç

Death Stranding güzel bir oyun, ama herkese hitap etmiyor. Oyundan spoiler vermeden ve yazıyı çok uzatmadan sizlere oyunu bu şekilde açıklayabilirim ancak. Gidin biraz gameplay seyredin beğenirseniz alın. Ben beğendim verdiğim para da karşılığını buldu. Sürekli birbirinin kopyası oyunlardan sonra Death Stranding ilaç gibi bir oyun oldu.

 

Etiketler
Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı